Bademci YÖKDİL

 

YÖKDİL ÇALIŞMA PLANI

Giriş

YÖKDİL Sınavı İçin Çalışma Planı Hazırlık ve Uygulama Aşamaları

A- YÖKDİL Çalışma Planı Hazırlık Aşaması (Akılcı Yaklaşımlar)

1. YÖKDİL Çalışma Planı Hazırlığında Araştırma Aşaması

2. YÖKDİL Çalışma Planı İçin Hedef Belirleme Aşaması

3. YÖKDİL Çalışmalarında Kullanılacak Kaynakların Seçimi

4. YÖKDİL Çalışma Planı İçin Yöntem Belirleme Aşaması

5. YÖKDİL Çalışma Planında Uygulama Öncesi Son Hazırlıklar

B- YÖKDİL Çalışma Planı Uygulama Aşaması (Yaşanan Zorluklar ve Çözüm Önerileri)

1.  YÖKDİL Çalışmaları İçin Ayrılan Sürenin Konulara Göre Dağılımında Karşılaşılan Zorluklar ve Çözüm Önerileri

2. Klasik ve Çoktan Seçmeli Sınavların Arasındaki Farklar, Neden Olduğu Sorunlar ve Çözüm Önerileri

3. YÖKDİL Çalışmalarında Süre Yönetimi ve Soru Seçimi Konusunda Yaşanan Zorluklar ve Çözüm Önerileri

Sonsöz

Giriş

Bu işte iki taraf var: onlar ve biz. Onlar, YÖKDİL İngilizce sınavlarının bilgiyi ölçüp ölçemediği konusundaki bayatlamış, macun masalına dönmüş tartışmalarına devam ededursunlar, biz çalışmalı ve bu barajı aşıp karar verenlerin arasına katılmalıyız. Sakın yanlış anlaşılmasın; YÖKDİL sınavlarını İngilizce bilgisinin ölçülmesinde kusursuz ve alternatifsiz birer araç olarak görüyor değiliz. ÖSYM’nin İngilizce sınavlarıyla geçen 30 yılımızın ardından gördüğümüz bir gerçek varsa, o da ÜDS/KPDS ve YÖKDİL İngilizce sınavlarının adaylar arasında eşitsizliğe neden olan yönleridir. Ancak biz bu yönleri dile getirir, yolumuza devam ederiz. Tartışmayız. Tartışanlara ise şunu hatırlatmak isteriz: Geçmişte siz de, pek adaletli olmadığı bilinen başka bir sınavı (ÖSS barajını) geçerek lisans eğitiminizi tamamlamamış mıydınız?

Özetle, çalışmayana, YÖKDİL’i hafife alana sözümüz yok. Ancak bu zorlu sınavı geçmek için gayret gösteren çok sayıda adayın, bir taraftan harcadığı zamanı ve üstlendiği mali külfeti, diğer taraftan sonuçlar açıklandığında yaşadığı moral çöküntüsü ve ümitsizliği lütfen bir düşününüz! Daha sonra, sitemizin YÖKDİL Nedir? dosyasında İngilizce sınav istatistiklerini inceleyiniz. Adayların gösterdikleri onca gayret ve karşılığında elde ettikleri ortalama başarının doğru orantılı olmadığını göreceksiniz. Belli ki, bir yerlerde hata yapıyoruz. Gelişigüzel çalışıyoruz. Dahası var mı, basit bir çalışma planı oluşturmaya üşeniyoruz! Böyle olunca da başarısızlık halinde hatanın nereden kaynaklandığını bir türlü anlayamıyoruz. Ve tekrar tekrar aynı hatalara düşebiliyoruz.

YÖKDİL’e hazırlanan birçok adayın sınavı başarmak için ‘işlemeyen bir planı’ olduğu anlaşıldığına göre, www.bademciyokdil.com’un yeni görevi de belirlendi demektir:

♦ YÖKDİL İngilizce sınavı çalışma planı hazırlığında sizlere yol göstermek

♦ Bunu yaparken klişeleşmiş, ezbere yöntemler önermemek

♦ Ve her zamanki gibi uygulama aşamasında karşılaşacağınız sorunları, çözüm önerileriyle birlikte sunmak.

YÖKDİL Sınavı İçin Çalışma Planı Hazırlık ve Uygulama Aşamaları

Bilirsiniz, “Kervan yolda düzülür” diye bir sözümüz vardır. Bu söz iyidir, hoştur ama biraz tartışmalıdır. Eğer sorun, bir yolculuğa çıkmadan önce -ne kadar planlı hareket etmiş olsanız da- ister istemez unuttuğunuz birkaç parça eşyadan ibaretse, bu, yolda halledilir. Ancak sorun, daha doğrusu unutulan eşya sayısı biraz fazlaysa yani bavulunuzun yarısı yanınızda diğer yarısı ise evde kalmışsa, bu eksiği yolda telafi edemezsiniz. “Ben ederim” derseniz, ya ayaklarınız cendereye girer çünkü gittiğiniz yerde ayak numaranıza göre çorap bulamazsınız. (Hele pamuklusunu hiç bulamaz, naylon çorapların içinde yanarsınız.) Ya da evinizdeki alışkın olduğunuz yumuşak diş fırçası yerine elbise fırçası sertliğinde bir başkasıyla idare etmeye çalışır ve her yemekten sonra beyaz diş macununun nasıl da kırmızıya döndüğünü seyretmek zorunda kalırsınız.

Eğer yola çıkarken terliklerinizi almayı da unutmuşsanız, dar otel odalarında (verilen dandik terliksilerle) karga gibi sekerek yürümeyi öğrenir ve su birikintilerine basmadan adeta bir balerin gibi banyodan odanıza geçerken içinizi farklı hisler kaplar, çocukken sek sek oyununda arkadaşlarınızı nasıl da yendiğinizi hatırlarsınız. Hatta zamanında üstünüze düşülmüş olsa, aslında pekâlâ opera dünyasında bir yeriniz olabileceği aklınızdan geçer.

Tabii, bu güzel duyguların hiçbiri evden getirilmiş bir çift terlik kadar sizi mutlu edemez, rahatlatamaz. İşte bu yüzden, biz, hazırlık yapmadan yola çıkmayın, deriz. YÖKDİL çalışma planınızı da benzer şekilde oluşturmanızı öneririz. Yani önce Hazırlık Aşaması, daha sonra ise Uygulama Aşaması. Dilerseniz, bu aşamaları tek tek incelemeye başlayalım.

A- YÖKDİL Çalışma Planı Hazırlık Aşaması (Akılcı Yaklaşımlar)

1. YÖKDİL Çalışma Planı Hazırlığında Araştırma Aşaması

Bizler kolaycıyızdır. Bir tarif bulalım, istenen malzemeleri bir araya getirip kaynar suya atalım ve 3-5 dakika içinde lezzetli bir yemek hemen pişiversin isteriz. Yemek işinden anlayanlar bilir: Damakta tat bırakacak bir yemeğin hazırlanması için bundan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bu nedenle YÖKDİL’de başarılı olmuş arkadaşlarınızın çalışma yöntemini sorgulamakla yetinmeyin, başarısız olanlarla da ilgilenin. Tabii sadece onları teselli etmek için değil, barajın öte yakasına neden geçemediklerini anlamak için! Çoktan seçmeli sınavlarda, yanlışlar elenerek doğruya varılır. O halde siz de önce yanlışları eleyip daha sonra doğruya varmayı deneyin ve bu süreç esnasında biraz sabırlı olun.

Hatırlarsanız, dosyamızın Giriş bölümünde çalışmayana sözümüz yok demiştik. Ama “çalıştığı halde sınavı geçemeyen” adayların nerede takıldığını ya da daha açık bir tabirle tökezlediğini anlamak kesinlikle işe yarar. Üşenmeyin, bu adayların yaptıkları ortak hataları listeleyin; listeleyin ki kalıcı olsun. Çalışmaya başladığınızda, başka adaylarla benzer hatalara düşüp düşmediğinizi test etmek için bu listeyi, belli aralıklarla (örneğin, haftada bir kez ya da ayda en az iki kez) inceleyin. Listede yazılanlarla sizin çalışma sisteminiz arasında benzerlikler varsa, bu, bir tehlike işaretidir. Bu durumda YÖKDİL Çalışma Planınızı gecikmeden gözden geçirin.

2. YÖKDİL Çalışma Planı İçin Hedef Belirleme Aşaması

Bir hedef koymak, ama o hedefin sürekli gerisinde kalmak, insanda “beceriksizin teki” olduğu düşüncesini yaratır. Aslında bu, yanlış bir düşünce tarzıdır. Fakat kişisel özelliklerimizi dikkate almadan, kendimize, ulaşamayacağımız daha baştan belli bir hedef koyduğumuz için program bizi zorlamaya başlar. Bu da gerginliğe neden olur. YÖKDİL adaylarını disiplinden uzaklaştıran da işte bu gerginlik halidir. İşi yetiştiremeyeceğimiz yani umutların “bir başka bahara” kaldığı kesinleşince, teslim bayrağı göndere çekilir ve çalışma hepten bırakılır. Nasıl olsa şerefli bir mağlubiyet alınacaktır, artık daha fazla çırpınmaya ne gerek vardır! Tahmin edileceği üzere, çalışma bırakıldığında boş geçen süre, yeni dönemde bilgilerin genellikle ‘sil baştan’ tekrarını gerektirir. Ve art arda birkaç kez yaşandığında, bu tekrar süreci bir işkenceye döner.

Bir hedefin doğruluğunu, uygunluğunu ve ulaşılabilir olup olmadığını test etmenin en iyi yolu onu parçalara ayırmaktan geçer. Yeni bir sınav döneminde yapacağınız çalışmaları 4 parçaya (gramer, kelime, paragraf ve deneme sınavı) ayırdığınızı ve 45 deneme sınavı çözme hedefiyle işe başladığınızı varsayalım. 6* ay x 30 gün = 180 gün olduğuna göre, 4 günde 1 YÖKDİL deneme sınavı çözeceğiniz anlaşılır. Ulaşılabilir bir hedef gibi görünmesine rağmen, gramer ve kelime bilginizdeki eksikler nedeniyle, YÖKDİL deneme sınavlarında çokça takılabilir ve cevaplayamadığınız sorular için fazlaca geri dönmek zorunda kalabilirsiniz. (Bunu yapmadığınız takdirde her yeni sınava yanlışlarınızı da taşır ve not artışı sağlayamazsınız.) Ya da önce gramer ve kelime eksiğinizi kapatıp YÖKDİL deneme sınavlarına daha sonra geçmeyi düşünebilirsiniz. Ancak bu durumda 45* sınav hedefini tutturamayabilirsiniz. Hedefin gerisinde kalmaktansa, planda koşullarınıza uygun bir değişiklik yapıp 10 günde 1 sınav hesabıyla, yeni ‘ulaşılabilir’ hedefinizi 180 günde 18 adet YÖKDİL deneme sınavı olarak düzeltmek daha akıllıca olmaz mı?

– Efendim, sınavda başarı için 18 deneme sınavı bana yetmez.

– İyi ama sizin de kelime ve gramer bilginiz o sayıdan fazlasını çözmeye yetmez.

– O zaman sınavı başaramam!

– Gramer bilginiz ve kelime hazineniz yeterli değilse, size 45 sınav da yetmez. Üstelik o sınavları da boşuna yapmış olur, düzeltemediğiniz yanlışlarınızı –ayağınızdaki prangalar gibi– sürekli yeni sınavlara taşırsınız.

Buraya kadar anlaştıysak, artık ilk gerçekçi hedefimizi belirleyebiliriz: 6 ayda toplam 18 deneme sınavı. Ancak bu noktada sizden, koyduğunuz hedefin ‘efendisi’ değil, ‘kölesi’ olmanızı isteyeceğiz. Yani ne yapıp edip 6 ayda 18* deneme sınavı hedefinize ulaşacaksınız.

Gelelim gündelik çalışma süresinin belirlenmesine. Çalışmaktan çabuk sıkılan biriyseniz, önünüzdeki her bir hafta için kolay ulaşılabilir (örneğin, günde 30 dakikadan haftada toplam 3.5* saatlik) bir hedef belirleyiniz. İlk haftanın sonunda, neler çalışabildiğinizi alt alta yazınız (belli bir gramer kitabından alıştırmalarıyla birlikte 1 konu, 30 kelime ezberi, 20 YÖKDİL tipi soru vs.). Normal şartlar altında bir haftada ulaşabileceğiniz hedef aşağı yukarı belirlenmiştir. İkinci hafta için asgari hedefiniz kapsamı bu listedekine benzer yeni işlerin başarılması olacaktır. Eğer daha çok çalışabilirseniz, ne âlâ! Fazla mal göz çıkarmaz. Ama koşullar ne olursa olsun, asgari hedefi tutturmak için direnmelisiniz.
(*Sayılar ve süreler tamamen örnek olarak verilmiştir.)

3. YÖKDİL Çalışmalarında Kullanılacak Kaynakların Seçimi

Biz milletçe koleksiyon yapmayı severiz. Herhalde pul koleksiyonundan ve bunları biriktiren koleksiyonculardan söz etmeyeceğimizi anlamışsınızdır. Bizim atıfta bulunduğumuz kişilerin (= adayların), YÖKDİL çalışmaları için edinilmiş geniş bir kaynak koleksiyonu ve bu kaynakları çalışmamak için başvurabilecekleri ‘daha da geniş bir mazeret koleksiyonu’ vardır. Mesela, yoğun geçen bir iş sezonu ya da mesai dönemi, sıcak geçen bir yaz ve tabii ardından soğuk geçen bir kış, YÖKDİL çalışmalarını ertelemek için ideal mazeretlerdir ve koleksiyonun en nadide parçalarını oluştururlar.

Hangi kaynaktan başlanacağına ya da neyin, nasıl çalışılacağına bir türlü karar verilememesi, kaynak fazlalığının yol açtığı en bilinen olumsuzluk halidir. İnternetteki her siteden (bedava!) bal almaya kalkınca, olumsuzluk hali daha da pekişir. Zaman içinde bu kaynakların/çıktıların birçoğunun üstünde külliyatlı miktarda ev tozu birikirken, kalanlar da akıl karışıklığına neden olur. O halde, zaman bulup çalışamayacağınız ya da YÖKDİL’i başarmak için ihtiyaç duymayacağınız kaynakları bir araya getirmekten kaçınınız. YÖKDİL için bize ne gerekir, derseniz;

a) Örneğin, düzeyinize uygun, çalışırken keyif alabileceğiniz, tercihen Türkçe açıklamalı, bol alıştırmalı ve cevap anahtarı güvenilir bir gramer kitabı.

b) Örneğin, YÖKDİL sınavlarında sıkça karşılaşılan çekirdek kelime hazinesini içeren, eş ve zıt anlamları da veren bir sözlük (kardeş sitemizde var) ve bu kelimeleri örnekler içinde kullanan, bol alıştırmalı bir kelime geliştirme kitabı.

c) Örneğin, dizgisi ve cevap anahtarı güvenilir, içinde YÖKDİL deneme sınavları bulabileceğiniz ve paragraflar dâhil, YÖKDİL türü soruların ayrıntılı çözümlerine yer veren bir kaynak.

d) YÖKDİL gramer sorularını konulara göre ayıran ve çözümleyen, cevap anahtarı güvenilir bir ek kaynak.

4. YÖKDİL Çalışma Planı İçin Yöntem Belirleme Aşaması

Bazen bizim için uygun olup olmadığını yeterince araştırmadan, başkalarına başarı getirmiş bir çalışma yöntemini, hatta bütün bir sistemi olduğu gibi benimsemekte sakınca görmeyiz. Ancak uygulama safhasına geçildiğinde, gözü kapalı güvendiğimiz bu yöntemin, sağından solundan “ses gelmeye!” başladığını fark ederiz. Uygulamada yaşanan zorluklar arttıkça, işi kitabına uydurur ve yöntemi kırpmaya başlarız. Orasından kırpar, burasından biraz keserken bir de bakarız ki yöntem “kuşa dönmüş” yani onu kendimize benzetmişiz.

Bunun çeşitli nedenleri vardır. Ancak en temel neden, başarılı adaya yarar sağlamış olan çalışma yönteminin, bir başka adaya ters gelmesidir.

a) Örneğin, bu yöntemi uygulayarak başarılı olmuş kişi, karşısına çıkan dilbilgisi kurallarını –neden, niçin diye tartışmadan– bir dogma olarak kabul edip ezberlemiş olabilir. Kararlılıkla masa başına oturmanıza rağmen, siz, nedenini anlamadığınız basit bir kurala saatlerce, hatta bazen günlerce takılıp kalabilirsiniz.

b) O adayın kelimesi kelimesine çalıştığı, her bir alıştırmasını sabırla, belki de birden fazla kez çözdüğü bir gramer kitabında, siz, açıklamaları okumakla yetinir ve alıştırmalara el sürmeyebilirsiniz.

c) Eğer siz zamanı kısıtlı bir adaysanız, onun kadar örnek çözemeyebilirsiniz.

d) Aynı çalışma yöntemini harfiyen sürdürmenize rağmen o, YÖKDİL deneme sınavlarını çoktan seçmeli sınav mantığına uygun bir şekilde çözerken siz, her soruyla inatlaşıp gereksiz yere zaman kaybedebilir ve başarınızı geciktirebilirsiniz. Ya da sınavı geçseniz dahi diğer adayın puanına asla ulaşamayabilirsiniz.

Lütfen kişisel özelliklerinizi dikkate almadan çalışma yöntemi belirlemeyiniz. Eğer yukarıda saymaya çalıştığımız zorlukları yaşayabileceğinizi düşünüyorsanız, daha az iddialı bir yöntem benimseyiniz. Örneğin, kelimeleri sadece onar yirmişer kez yazarak değil de, cümleler içinde geçtikçe öğrenmeye çalışınız. Ağır ilerlediğiniz için başarınızın gecikme ihtimali varsa, bu riski göze alınız. Aksi takdirde, sürekli yöntem değiştirir ve bir gün, artık hiçbir yönteme inanmamaya başlarsınız.

5. YÖKDİL Çalışma Planında Uygulama Öncesi Son Hazırlıklar

Ön hazırlıkları tamamladığınıza göre, planınızdaki hedeflere ulaşmak ve yönteminizin başarılı olmasını sağlamak için biraz nasihate ihtiyacınız olacak.

a) Her ne sebeple olursa olsun, planın uygulamasına iki günden daha fazla ara vermeyin. Aksayan günlerin çalışma saatlerini hemen bir sonraki güne ya da günlere ekleyin. Çalışma saatlerini bir banka borcu gibi kabul edin. Unutmayın; borç ödeye ödeye biter, konuşa konuşa değil.

b) Masa başında bulunmanız gereken gün ve saatte, televizyon başında olmayın. Bunu yapamadığınız günlerde, mazeretiniz, işe geciktiğiniz ya da gidemediğiniz zaman hoş görülmenizi sağlayacak bir mazeret kadar ‘güçlü’ ve ‘seyrek’ olsun. Bu disiplini, çalışmalarınızdan elde edeceğiniz gramer, paragraf vs. birikiminden çok daha fazla önemseyin.

c) Emeğinizin boşa gideceğini bildiğiniz, çalışmak için hiçbir istek duymadığınız günlerde dahi masadan kalkmayın. Yarım saat* kısa bir süredir ve çabuk geçer. (*Gündelik asgari çalışma süresi.)

d) Bir önceki maddeye uygun davranıp sırf zaman öldürmek için masaya oturmuş ve süre dolduğunda iki kelime öğrenmeden masayı terk etmiş olabilirsiniz. Üzülmeyin; siz o sayede en az çalışacağınız konular kadar önemli başka bir işi başarmış olursunuz. Artık disiplin anlayışınız oturmaya başlamış ve YÖKDİL için düzenli süre ayırabilir hale gelmişsinizdir.

e) Günde 30 dakikalık çalışma süresi size az gelmeye başladığında, yeni süreyi hemen 60 dakikaya çıkarmayın. Önce 45 çıtasını aşmayı deneyin ve uygulayabileceğinizden emin olmadıkça 60’ı test etmeyin.

f) Mesailerinizin yoğun olmadığı dönemlerde, kendiniz için belirlediğiniz asgari çalışma süresini ikiye-üçe katladığınız gün ya da haftalar olacaktır. Bu yolla kazandığınız fazladan süreleri, bir sonraki gün ya da haftanın erken ödenmiş borcu olarak kabul etmeyin. Bir sonraki gün ya da hafta çalışmanıza aynen devam edin. Disiplini asla bozmayın.

g) Anlamadığınız ya da çalışmaktan sıkıldığınız bir konuyla inatlaşıp masadan kalkmayın. Pekâlâ başka bir konuya geçebilirsiniz. Size sıkıntı veren bir paragraf çalışması ise, onu bırakıp 5-10 tane kelime ezberlemeyi deneyin ya da birkaç tane çeviri sorusu çözün. Bu yaklaşım, gerçek sınavda zorlu sorulardan uzak durabilmek için ihtiyaç duyacağınız disiplini size kazandırır. Yani konu değiştirmekten yana kaybınız değil, kazancınız olur.

h) Bireysel çalışmalarınız için ayırabildiğiniz toplam süre, sınavı başarmanızı sağlamayabilir. YÖKDİL’in geniş kapsama alanını düşününce, örneğin, günde 30 dakikalık bir çalışmanın size fazla bir şey kazandırmayacağı endişesine kapılabilirsiniz. Bu noktada bir seçim yapın: Vazgeçerseniz, birikim oluşturamaz, elinizi kolunuzu sallayarak sınava girersiniz. Devam ederseniz, elinizde eksik bir birikim olur, sınavı geçemeyebilirsiniz. Ama bir sonraki sınav dönemine hazırlanırken sadece bu “eksik olan kısımdan” sorumlu olursunuz. Lütfen düşününüz, sizce bu çok mu fena olur?

i) Elinizdeki kaynaklar şu an için yetersiz olabilir. Dert etmeyin; kaynak eksiği zamanla kapanır. Siz bir an önce asgari çalışma planınızı uygulamaya başlayın.

Yukarıda yazılı maddeleri okuduktan sonra, artık daha fazla ilham gelmesini beklemeyin. Geçmişte, ‘ilham perisinin’ gelmesini beklerken çokça vakit kaybeden ve daha sonra bu kayıpları telafi edemeyip ağır bedeller ödemek zorunda kalan YÖKDİL adayları olmuştur. Bu duruma düşmeyin.

B- YÖKDİL Çalışma Planı Uygulama Aşaması (Yaşanan Zorluklar ve Çözüm Önerileri)

1. YÖKDİL Çalışmaları İçin Ayrılan Sürenin Konulara Göre Dağılımında Karşılaşılan Zorluklar ve Çözüm Önerileri

Ayakları yere basan, uygulanabilir bir YÖKDİL çalışma planında, hangi kaynakların, hangi sıra ve yöntemle ve ne kadar süreyle çalışılması gerektiği açıkça belirtilir. Örneğin, 6 aylık bir sınav döneminde YÖKDİL hazırlığı için 180 saat ayırabilecek bir aday, bu süreyi çalışacağı konuların ağırlıklarına göre rasyonel bir şekilde paylaştırmalıdır.

Hangi YÖKDİL Kursu dosyamızdan aldığımız yukarıdaki önerinin doğruluğunu kim tartışabilir, kim inkâr edebilir? Ancak evdeki hesap genellikle çarşıya uymaz ya da bazen hiç hesap yapılmadan çarşıya çıkılır ve hüsran yaşanır. Bazı adaylar belli bir süre boyunca sadece gramer, sadece kelime ya da sadece paragraf çalışmak ve o konuyu tamamen gündemlerinden çıkarmak ister. Biz, bu hatalı yaklaşımı “düz çizgide ilerlemek” olarak tanımlarız. Düz çizgide ilerleyen adaylar azımsanmayacak bir bilgi birikimi edinir ama bütünü oluşturamaz ve sınavda çok sıkıntı yaşar. Bundan daha kötüsü ise, eksiklerinin nereden kaynaklandığını tam olarak anlayamazlar. Başarısız geçen bir sınavdan sonra, “Beni YÖKDİL paragrafları batırdı” derken, bir başka sınavdan sonra ise yaşanan hezimeti kelime yetersizliğine bağlarlar. Ancak sınav dönemleri ardı ardına gelir geçerken, bu adayların kelime hazinesi yerine ‘YÖKDİL Sınav Sonuç Belgesi Koleksiyonları’ zenginleşmeye başlar.

Her sınav döneminde belli bir konuya ağırlık vermek hatalı bir çalışma yöntemidir. Yaklaşık 6 aylık bir sınav döneminde, önce gramer konularını tamamen bitirip daha sonra YÖKDİL kelimelerine geçmek, vakit kalırsa biraz da YÖKDİL paragrafı çözmek hatalı bir yaklaşımdır. Bu hatalara düşmeyin.

a) Örneğin, toplam 6 aylık bir çalışma süresinin 2 ayını, o esnada başka bir konu çalışmaksızın, sadece tense’lere ayırmayın. Tense’ler bahsi tam oturmadan da YÖKDİL’de başarılı olabilirsiniz. Zaten geçmişten bugüne ÜDS/KPDS ve YÖKDİL’i başarmış her adayın tense konusunda tam bir bilgisi olmamıştır. Bu sınav, tense sorularından bazıları cevaplanmadan da pekâlâ başarılabilir. https://bademci.com/ydsde-sorunlar-cozumler-2/ Çözüm 1 ve 3’te açıklamıştık. Örneğin, 100 üzerinden 55 puan hedefleyen bir adaysanız, 20 gramer sorusunda 11 doğruya (%55) ulaştığınızda bunu ideal başarı oranı ve bir başka konuya geçmek için önemli bir uyarı olarak kabul edin.

b) Örneğin, deneme sınavlarına başlamak için önce gramer bilgisi ve kelime hazinenizin iyice pekişmesini beklemeyin. Evet, deneme sınavlarından ilk başlarda düşük notlar alabilirsiniz. Ama bunu önemsemeyin ve temel konularda yapacağınız çalışmaların hakkını yemek pahasına, haftada ya da hiç değilse 10 günde bir deneme sınavı çözmeye gayret edin.

2. Klasik ve Çoktan Seçmeli Sınavların Arasındaki Farklar, Neden Olduğu Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bazen, parayı nasıl kullanacağımızı düşünmeden sadece biriktirmeye yöneliriz. Yatırım vakti geldiğinde, başkaları daha az birikimle daha büyük işler başarabilirken biz, kendi elimizdekini de batırır, çarçur ederiz. İşletmeciler iyi bilir: Yatırılan paranın miktarca büyüklüğü, yatırımın da büyük kâr getireceğinin garantisi değildir. Çünkü para biriktirmek ve onu kârlı bir yatırıma dönüştürmek iki ayrı uzmanlık alanıdır. O halde, yeterli ya da çok miktarda bilgi biriktirdiğimiz zaman başka hiçbir emek sarf etmeden, YÖKDİL barajının kendiliğinden aşılacağını düşünmemeliyiz. Bu düşünce, bilginin klasik sistemde sınandığı bir sınavda geçerli olabilir. Fakat çoktan seçmeli sınav tekniğinde çoğunlukla işe yaramaz. Çünkü aday bilgisini arttırırken gösterdiği çabayı, bu bilgiyi sınamak için gerekli olan testlerden esirgemiş ya da yaptığı test çalışmalarında belli bir stratejiye bağlı kalmamıştır.

Dilerseniz önce, bu önemli konu başlığını daha iyi açıklayabilmek için klasik (yazılı-sözlü) ve çoktan seçmeli sınavları karşılaştıralım:

Klasik sistemde” uygulanan yazılı ya da sözlü bir sınavda ne biliyorsanız onu yazar ya da söylersiniz. Doğruluğundan emin olmadığınız bilgileri sınav kâğıdınıza ya da sınav jürisine aktarmamaya özen gösterirsiniz. (Özellikle sözlüde, teklediğiniz fark edilirse o konunun üstüne gidilir!) Doğru bildiğiniz kimi yanlışları ise duraksamadan aktarır ve zaman kaybı yaşamazsınız. Çünkü siz o bilgileri zihninize öyle kaydetmişsinizdir.

Çoktan seçmeli” bir sınavda ise, yanlış bilgiler, doğru bilgi ile harmanlanır ve size öyle sunulur. Soru bir taraftan sizi duraksatırken bir taraftan da işveli bir şekilde size “göz kırpar”. Böyle bir durumda işin içinden çıkmak gerçekten kolay değildir. Hayattan bir örnek vermeye çalışalım: Bazen bir kişinin sahtekâr olduğundan şüphe edersiniz, ama size o ana kadar herhangi bir kötülüğü dokunmadığı (büyük açıklar vermediği) için o kişiyi “iyi birine” benzetme eğiliminiz daha güçlüdür. Hatta o kişiyle belli bir samimiyetiniz varsa, sizi aldatabileceğine ihtimal bile vermek istemezsiniz. O da, bu “boş güveniniz”den yararlanıp sizi aldatabilir. Çoktan seçmeli bir sınavda, sizi yakan işte bu “boş güven” duygusudur! İyi bildiğinizi sandığınız bir konuda, sorunun içindeki küçük açıkları fark edemez ve tuzağa düşersiniz yani aldatılırsınız.

Gelelim bu sorunu nasıl çözmeniz gerektiğine. İlk iş, “Ben çalışır ve yeterli birikime ulaşırsam, her soruyu çözerim” görüşünü bir tarafa bırakmanızı rica edeceğiz. Sizden niçin böyle bir ricada bulunduğumuzu, Hangi YDS/E-YDS/YÖKDİL İngilizce Kursu dosyamızdan aldığımız aşağıdaki yazıyla açıklamaya çalışalım:

“Aday; sınav hazırlığına genellikle, ‘Çalışırsam geçerim’ önermesiyle başlar. Hazırlık için ayırdığı süre, bilgi birikimi ve kendine olan güveni arttıkça, adayın yeni bir önermede bulunma hakkı doğar: ‘Çalıştım, o halde bu sınavı başarmalıyım.’ Ancak her sınavın kendine özgü koşulları vardır ve hazırlık aşamasında bu koşullar yeterince dikkate alınmamışsa, çalışma karşılıksız (ödülsüz) kalabilir. Başka bir deyişle, adayın sınav için yaptığı hazırlık ile ‘o sınavın aday için yaptığı hazırlık’ tam anlamıyla örtüşmemiş / çakışmamış olabilir.”

Tabii ki bu sorunun da bir çözümü var. Var çünkü rasyonel düşünen, ortalama İngilizce düzeyine sahip bir YÖKDİL adayı, kısa sürede her şeyi öğrenemeyeceğini bilir. O, açığını başka türlü kapatmaya çalışır. Örneğin, yaptığı testlerde sadece doğru cevapları bulmaya odaklanmaz. İçinde birçok doğru bilgi barındıran diğer çeldirici seçeneklerin, “küçük eklemelerle” nasıl yanlış cevap haline dönüştürüldüğünü de anlamaya çalışır. Dahası tamamen doğru bilgi içermesine rağmen belli bir soruya uymayan seçenekleri de aklının bir ucuna not eder. Çünkü bu seçeneklerin başka bir soruda karşısına doğru cevap olarak çıkabileceğini bilir. Bu yaklaşım, özellikle paragraf sorularında çok fayda sağlar. (Bkz. YÖKDİL’de Sorunlar, Çözümler 2. Dosya, Çözüm 7, Bir vaka çalışması)

“Çoktan seçmeli” sınavlarda yaşanan sıkıntılı bir durum daha vardır. Bu tür sınavlarda bazen düzeyimizi aşan, karmaşık bir soruyu çözmek için işe girişir, ancak Molière’in Cimrisi gibi, koklayarak harcamamız gereken dakikalar ilerledikçe bocalamaya başlar, moral çöküntüsü yaşarız. Belli ki, o sorunun cevabı bizde yoktur, ama bunu bir türlü kabul etmek istemeyiz. Bizi bekleyen diğer soruları düşününce iç sıkıntımız daha da artar. Aslında soru ve bizim aramızdaki “güçler dengesi!” kesinlikle orantılı değildir. Ama dedik ya, işe bir kez girişmişizdir. Yarıda bırakmak ayıp olacaktır, yakışık almayacaktır. Bu duygular içinde sınavın sonunu getirir, sonra da suçlayacak adam ararız. ÖSYM’den başlar, YÖKDİL kursundaki hocamızdan devam ederiz.

– Bu işin bir kolayı yok mu?

– Elbette var. İsterseniz hemen başlayalım.

Ortalama bir YÖKDİL adayını, sınavda iki tür soru bekler:

♦ Yapabileceği sorular.

♦ “Ne yaparsa yapsın” yapamayacağı sorular.

O halde ortalama bir YÖKDİL adayını, sınavda, feda etmesi gereken bir soru grubunun beklediğini anlamış olduk. Gerçekten de, YÖKDİL sorularının tek tek hepsine doğru cevap vermeye çalışarak hedefinizi tutturamazsınız. Bazı soruları feda etmeli, buradan kazanacağınız süreyi yapabileceğiniz soruların süresine eklemelisiniz. Bunu da zarar büyümeden yapmalısınız. İşte biz, buna “sınav stratejisi” ya da sınav disiplini diyoruz. . (Bkz. https://bademci.com/hangi-yds-kursu/#SSEgitimi Bölüm: 2. Bir Çoktan Seçmeli Sınav Olarak YÖKDİL Hazırlık Eğitimi, b) Sınav Stratejisi Eğitimi) Bu stratejinin oturabilmesi için yaptığınız her tür bireysel test çalışmasında, gramer alıştırmasında vs. aynı yöntemi izlemeye gayret göstermelisiniz.

3. YÖKDİL Çalışmalarında Süre Yönetimi ve Soru Seçimi Konusunda Yaşanan Zorluklar ve Çözüm Önerileri

Canla başla YÖKDİL’e hazırlanıyorsunuz. Sevdiklerinizden kesip zamanınızın çoğunu bu sınava ayırıyorsunuz. Doğaldır ki, bunca emeğin karşılığını da görmek istiyorsunuz. Ve bu satırları okuduğunuza göre, ya bir yerlerde yanlış yapıyor ve çare arıyorsunuz ya da sizden önce yüz binlerce adayın başarısızlığına neden olan hataları tekrar etmemek için önceden tedbir almaya çalışıyorsunuz. O halde sizi daha fazla bekletmeyelim ve karşılaşacağınız iki önemli zorluğu hatırlatarak işe başlayalım:

1) YÖKDİL’de sürenizi nasıl yöneteceksiniz?

2) “Ne yaparsanız yapın” cevabını bulamayacağınız soruları nasıl seçip ayıklayacaksınız?

Bu iki problemi önceden çözemedikleri için sınav esnasında dizlerinin bağı çözülen çok, hem de tahmin edemeyeceğiniz kadar çok sayıda aday olmuştur geçmişten bugüne. İsimlerini fazla duymamışsınızdır çünkü barajı aşamamış adaylar ortada görünmekten pek hoşlanmazlar. Bu sözlerimizde gerçeklik payı olduğunu düşünüyorsanız, benzer bir sıkıntı yaşamamak için lütfen önerilerimize kulak veriniz.

a) Varsayalım ki, evinizde 20 soruluk 5 YÖKDİL paragrafı çözmeye niyet ettiniz. 1- Süreniz 50 dakikadır. 2- Bir soruyu en çok iki kez okuyup/değerlendirebilirsiniz. 3- Cevabından emin olmadığınız sorularda işaretleme yapamazsınız. (Bu soruları toplu olarak atışa bırakmalı yani test bittiğinde tereddütlü sorularınızın hepsini A ya da hepsini B vs. şekilde işaretlemelisiniz. Bkz. sitemizdeki YÖKDİL Sınav Stratejisi dosyası.)

b) Bir YÖKDİL deneme sınavına başladınız. Başarılar dileriz. Ancak dikkatimizi çekti, iyi olduğunuz çevirilerden soru kaçırmamak için 5 dakikadır tek bir soru üzerinde uğraşıyorsunuz. Çeviri bölümünde süre soru başına 1 dakikadır. Evet, sınava “istediğiniz sorudan!” başlayabilirsiniz. Buna karışmıyoruz, ama soru türleri için keyfinize göre süre ayıramazsınız. Örneğin, 5 soruda 5 doğru yapsanız bile, karşılıklı konuşma bölümüne yine de 15 dakika ayıramazsınız. Çünkü acısı diğer bölümlerden, hem de misliyle çıkar. Sınavdaki her bölüm için dikkatle hesaplanmış bir toplam cevaplama süresi vardır (bkz. sitemizdeki https://bademciyokdil.com/yokdil-nedir/#tablo1). Bir gramer konusunu anlamak için ne kadar gayret gösteriyor ve kendinizi zorluyorsanız, soru türlerine ayrılan sürelere uymak için de en az o kadar gayret göstermeli ve kendinizi zorlamalısınız. 80 sorunun 40 tanesinde 1’er dakika fazladan süre harcamış olsanız, bu, toplamda 40 dakika yapar ve kabak genellikle paragraf sorularının başına patlar. Unutmayınız; YÖKDİL paragraflarında ideal başarı oranına ulaşamayan bir adayın umutları çoğunlukla başka bir bahara kalır.

c) Yeni hedefler, yeni umutlarla yine bir YÖKDİL deneme sınavının başına oturdunuz ve sürenizi de 180 dakikaya ayarladınız. Ve ilk hatanızı da yapmış oldunuz. Çünkü 180 dakikalık süre 100 üzerinden 90-100 puan alabilecek adaylar düşünülerek hesaplanmıştır. Siz 55’i hedefleyen ortalama bir YÖKDİL adayı iseniz, kullanabileceğiniz ideal süre 180×0.55 ≅ 100 dakikadır. Buna, yapamayacağınız soruları ayırt edebilmek için mecburen harcayacağınız bir ek süre ilave edebilir ve toplam cevaplama sürenizi pratikte 140 dakikaya kadar çıkarabilirsiniz. Ancak 140 dakikanın üzerinde kullandığınız ek süre size; gittikçe çöken bir moral, artan telaş ve hızla tükenen enerji olarak geri döner. (Bkz. yukarıda 2. bölüm: Klasik ve Çoktan Seçmeli Sınavların Arasındaki Farklar ve Neden Olduğu Sorunlar)

Çok önemli açıklama: Neden böyle bir öneride bulunduğumuzu merak edebilirsiniz. Biraz açıklamaya çalışalım. YÖKDİL’de 100 üzerinden 55 puana ihtiyaç duyan ortalama bir aday, 80 soruda 44 doğru cevap bulmak zorundadır. Yani aday 80 soru arasından düzeyine uygun 44 soruyu seçip onlara ağırlık verecek, yapamayacağı 36 soruyu ise boş bırakacak ya da (yanlışlar doğruları götürmediği için) gelişigüzel işaretleyecektir. Ve şöyle düşünecektir: “Cevaplamak zorunda olmadığım 36 sorudan ek süre kazanacağım. Bu ek süreyi de yapabileceğim sorular üzerinde harcarım.”

Evet, ilk bakışta mantıklı ve uygulanabilir gibi görünüyor. Ancak lütfen söyler misiniz; düzey aşan 36 soruyu seçip bunları, vakit kaybetmeden bir kenara koymak ve yapılabilecek diğer sorulara geçmek acaba hangi babayiğidin harcıdır? Bunu kaç aday başarabilir? Soruların üstünde, “Filanca adayın düzeyine uygun değildir” diye bir uyarı yok ki! Seçimi, adayın kendi başına ve hızla yapması gerekiyor. Hız düşükse -ki çoğunlukla düşük oluyor- düzey aşan örneğin 15 soru, 180 dakikalık sürenin yarısını göz açıp kapayıncaya kadar yiyip bitiriyor (15 soru x 5-6 dakika = 75-90 dakika).

Artık bir şeyden emin olabilirsiniz: Düzeyinizi aşan ancak yanlışlar doğruları götürmediği için incelemekte sakınca görmediğiniz her bir soru, yapabileceğiniz (düzeyinize uygun) en az iki üç sorunun hakkını çalar ve işinizi zora sokar. Biz, süre yönetimini işte bu nedenle çok önemsiyoruz. Ve yine bu nedenle kapsamlı dosyalar hazırlıyor ve siz, YÖKDİL adaylarının yararına sunuyoruz. Bu açıklamayı, sitemizde yer alan dosyalardan iki bölüme link vererek tamamlayalım ve artık Sonsöz’e geçelim:

YÖKDİL’de Süre Yönetimi Nasıl Başarılır?

YÖKDİL’de yanlışlar doğruları götürür mü?

Sonsöz

Özetleyecek olursak, YÖKDİL sınavına çok sağlam bir bilgi birikimi ve zengin bir kelime hazinesi edinerek hazırlanmış olabilirsiniz. Ancak bu servetiniz sınavda para etmeyebilir. Bu nedenle;

♦ Kitaplardan yararlanınız ama yönünüzü sadece onlara çevirmeyiniz.

♦ Bol miktarda alıştırma ve test ile kendinizi düzenli aralıklarla deneyiniz. Soru çözme becerinizi ancak bu sayede geliştirebilirsiniz.

♦ Bütün çalışmalarınızı belli bir “stratejiye” bağlı kalarak gerçekleştiriniz.

♦ Bu stratejinin kurallarını kendiniz belirlemeye çalışmayınız. Tam aksine, siz “çelik çomak oynarken” belirlenmiş olan kuralları / normları esas alınız.

www.bademciyokdil.com